Yozgat Şefaatli Forum ve Radyosefaatli
Duyurular: SMF - Henüz Yeni Yüklendi!
 
*
Merhaba, Ziyaretçi. Lütfen giriş yapın veya üye olun. Eylül 09, 2010, 01:31:32 ÖÖ


Kullanıcı adınızı, parolanızı ve aktif kalma süresini giriniz


Sayfa: 1 [2]
  Yazdır  
Gönderen Konu: cankılı köyü buluşma noktası  (Okunma Sayısı 3451 defa)
0 Üye ve 1 Ziyaretçi konuyu incelemekte.
cafer kırımlı
Newbie
*
Mesaj Sayısı: 2

caferkirimli@hotmail.com
Üyelik Bilgileri E-Posta
« Yanıtla #15 : Ocak 11, 2010, 03:06:22 ÖS »

İnşallah hayırlara vesile olur. inşallah bir dahaki sefere cankılının 70 ve 80 lerdeki halini görürsün esenkal.
Logged

çocukluğumun en güzel günlerinin geçtiği köy, okulun tatile girdiği ertesi gün hemen köye ememin yanına taki okul açılana kadar.herkese selam.
armıdın suyu
Newbie
*
Mesaj Sayısı: 20


Üyelik Bilgileri
« Yanıtla #16 : Ocak 20, 2010, 12:14:20 ÖS »


cafer hoş geldin nasılsın
Logged
cafer kırımlı
Newbie
*
Mesaj Sayısı: 2

caferkirimli@hotmail.com
Üyelik Bilgileri E-Posta
« Yanıtla #17 : Şubat 11, 2010, 11:32:25 ÖÖ »

Teşekürler Armıdın suyu. hoş geldin mesajını yeni aldım galiba bizim sistemde bir sorun var bende merak ediyordum hem bu siteye giren bir şeyler yazsın diyor (armıdın suyumu şekerimi onu daha sonra öğreneceğiz) hemde neden cevap yazmıyor diye bayağı merak ettim ancak sorunun bizden tarafta olduğunu öğrendim. gaybetine üzülmüştüm fırsat bulduğum her seferde bu siteyi ziyaret ederim çünkü bu köyün bende çok güzel anıları çokta iyi arkadaşlarım vardır, belki burdan birine rastlarım neyse hayırlısı olsun dünya büyükmüş derler ama biliyorumki gözümden küçük kendine iyi bak esenkal, kısmet olursa bir gün paylaşırız
Logged

çocukluğumun en güzel günlerinin geçtiği köy, okulun tatile girdiği ertesi gün hemen köye ememin yanına taki okul açılana kadar.herkese selam.
armıdın suyu
Newbie
*
Mesaj Sayısı: 20


Üyelik Bilgileri
« Yanıtla #18 : Şubat 13, 2010, 11:07:02 ÖÖ »

ilgine teşekkür ederim bende herzaman giremiyorum siteye çeşitli problemler oluyor
eski sitemizi biliyormusun orada çok kalabalıktık herkes yazıyordu
o site kendini yeniledi herkes dağıldı
birdaha toparlanamadık millet siteye ulaşamadı o site hala açık eski mesajlarımız yazılarımız resimlerimiz hepsi duruyor orada
sonra bu siteyi açmışlar ben burayı buldum başladım yazmaya
buraya resim yüklemesini hala öğrenemedim öğrenirsem ilk koyacağım resim enişteyin resmi olacak

selamlar armıdın suyunu içen herkese
Logged
armıdın suyu
Newbie
*
Mesaj Sayısı: 20


Üyelik Bilgileri
« Yanıtla #19 : Şubat 13, 2010, 03:15:45 ÖS »

                                                    CANKILI ’ DA  ULAŞIM

           1970’li  yıllara kadar köyümüzün tek ulaşımı vardı. Tren hem de kara tren!  70 – 80 arası hem tren hem traktör oldu. 80 -90 arası hem tren hem traktör hem minibüs hem de taksi oldu.
           Taksilerin ve minibüslerin pek üzerinde durmayacağım. Ben traktör ve tren ulaşımını anlatmak istiyorum.
          Bizim köyden istasyona bir genç koşarak 6-7 dakikada iner. Yanında anası babası veya başka biri varsa bu yol 15-30 dakika sürer. İstasyona iniş her zaman telaşeli ve tantanalı olur. Çünkü herkes bilirdi ki “ TREN SENİ BEKLEMEZ SEN TRENİ BEKLEYECEKSİN” Onun için erkenden istasyona bir telaşe ile inilir. Bağzen tepedeyken tren geçer. Ah vah edersin ne çare! Tren seni beklemez ki! Bazen Cankılılı  Mustafa onbaşının bağının yanında iken tren karşı makastan girer. Cankılılı koşar , kendini trene zorlukla atar. Tabi bileti yoktur! Trende ilk karşılaştığı kişi biletçi olur. Biletçi tepesine dikilir. “Neden kaçak trene bindin?“diye…
         Bazen istasyona gelinir ve sorulur “ Yerköy tarafına tren ne zaman diye?” Eğer cevap tren Şefaatli’den çıktı ve ya Şefaatli’ ye gelmek üzere ise çok mükemmel bir cevaptır.
        Eğer tren Sarıkent’ e gelmek üzere  Kanlıca’da veya Fakılı’ dan yeni çıktı ise  bu da iyi bir cevaptır. İki saate kadar tren gelebilir demektir.
        Eğer cevap tren Kayseri’ den yeni çıktı ise bu da normal bir cevaptır. Üç saate kadar tren gelebilir demektir. İstasyonda normal bekleme süresi zaten 3 saattir.
        Eğer cevap tren daha Kayseri’ den çıkmadı ise o zaman kötü demektir. Daha kötüsünü de söyleyelim mi? Trenin Kayseri’ ye ne zaman geleceği belli değil. İşte o zaman yandın demektir! Bekleme süresi sınırsız hale gelmiştir. Hani derler ya “ KARA TREN GECİKİR BELKİ HİÇ GELMEZ!”
        Trenden ümidini kesen kişi başka yollar aramaya başlar. Eğer marşandız treni varsa, gelirse, istasyonda durursa, istasyon şefine, tren şefine, trenin arkasındaki yağcıya yalvar yakar binilmeye çalışılır . Onlar da sağ olsunlar bu istasyondaki yolcuların başka çareleri olmadığını bildikleri için yasak da olsa bazı yolcuları bu yük trenlerine alırlar.
        Bazıları da pek gaddar olur. Kesinlikle yasak , olmaz derler. Treni sıkı bir şekilde kontrol eder, kimseyi bindirmezler. Eğer binen varsa indirirler
        Bu yük trenlerine kadın, kız, çoluk, çocuk, genç, yaşlı, tek tek , ayrı ayrı, ikişer üçer gruplar halinde veya topluca grup halinde mal taşıma vagonlarına binerek Yerköy’e, Şefaatli’ye gittiğimiz çok oldu. Bu marşandız trenlerinde çok kazalar oldu.Çok insanımız yaralandı, sakat kaldı, hatta bazı kişiler hayatını kaybetti.
        Yük trenindeki bu yolculuklar genellikle iki vagon arasında olur. Bir boş vagon bulup içine girmek çok zor bir ihtimaldir. Düşünebiliyor musunuz çoluk çocuk, kadın, kız iki vagon arasında Caferli istasyonundan çıkıp Yerköy’ e doğru gidiyorsunuz? Bir de bu işin tüneli var! O halde tünele giriyor tren.
        Bunlar hep çaresizlik dostlarım! Ben bu halde çok gittim. Hatta treni yolda durdurup bizi trenden indirdiler. Yolda kaldık. Bu  Cankılılılar neler çekti neler bir bilseniz!
        Bir keresinde köpekle bindim marşandız trenine. Ne yapalım bizim köpek  Ziynep yengenin tavuklarına dadanmış birer ikişer onları yiyormuş. Akıllı köpek tabi! Bizim kapıda da var bir sürü tavuk onları yemiyor. İlla Ziynep yengenin tavuğu olacak. Dövüş çekiş köpeği vazgeçiremedik. Babam köpeği çok dövdü, olmadı götürdü badem ağacına astı. Öldü diye köpeği dereye attık. Tabi  bizde çok büyük bir üzüntü oldu bu. Aradan iki üç saat geçti. O da ne? Öldü diye dereye attığımız köpek geri geldi! Tabi biz çok sevindik, ölmemiş diye. Rahmetlik babam bu da olmadı, sen bunu götür Yerköy’e bırak gel dedi.
         İşte bu kara köpekle bindim marşandız trenine. Makas başını geçtik, bende bir telaş başladı tünelde köpek ne yapacak? Ya kendini aşağı atarsa , ya bana saldırırsa. Birinci tünele yaklaşırken köpeğin üzerine atladım, onu sımsıkı tuttum. Zaten bu tünel çok kısaydı çabucak geçtik. İkinci tünele de aynı şekilde köpekle sarmaş dolaş girdik. Ama o da alıştı artık vagon arasında tren yolculuğuna. Karaadik’ in uzun tünelinde hiç zorluk çıkarmadı. Yerköy’ e sağ salim ulaştık. Tren Yerköy’e varıp durunca ben köpeği sağ tarafa attım, kendim sola atlayım kaçtım, bir daha da köpeği görmedim.
          Neyse istasyona geri dönelim. Marşandız treni olmayabilir veya durmadan pas geçebilir ya da durur ama makinistler, tren şefleri, yağcı trene bindirmez, mani olur.
         İşte o zaman geri kös kös köye çıkması o kadar zor olur ki!   
 
Logged
armıdın suyu
Newbie
*
Mesaj Sayısı: 20


Üyelik Bilgileri
« Yanıtla #20 : Şubat 13, 2010, 03:18:23 ÖS »

KÖYÜMÜZDE  ESKİDEN YAPILAN HALK HEKİMLİKLERİ
SINIKÇILIK----
KURŞUN DÖKME-------güssün karaca
KULUNÇ
KARASAKIZ
SARILIK----------yol çavuşu hacı duman
KARALAMA -----------elif akdemir---mevlüde karakuş
DERMA-------------topalörenli  haçça abla
GELİNCİK—TIVGA KESTİRMEK
BAKIRBASMASI
KURBACIK
Logged
armıdın suyu
Newbie
*
Mesaj Sayısı: 20


Üyelik Bilgileri
« Yanıtla #21 : Şubat 20, 2010, 12:30:58 ÖS »

KÖYÜMÜZÜN ÇAVUŞLARI

Bizim köyde çavuş olmak için dört yol var

•   Birincisi babasının çocuğunun ismini çavuş koyması veya eşinin dostunun sevdiklerinin bir kişiye çavuş diye hitap etmesi en kolay çavuş olma yolu budur

•   İkincisi askere gidip orada verilen mücadelenin sonunda çavuş olmak burada tarih önemli 1980 den sondaki askerde pek önemi yok çünkü 1980 den sonra genellikle herkes askerlikte çavuş bu askerlikte çavuşluk ve onbaşılık işi 1925 yılından önce çok önemli idi ve çok zor idi

1930-1950 arası yine önemli ve zor bir işti askerde çavuş olmak çünkü askere gidenlerin çoğunluğu okuma ve yazma bilmiyorlardı asker ocağında okuma yazma öğreten ali okulları vardı öncelikle okuma yazma bilmeyenler bu ali okullarına devam ediyor okuma yazma öğrenenler durumlarına göre seviyelerine göre çavuş veya onbaşı oluyorlardı bu da zor iş değil mi herkes olamıyordu tabi
 
O zamanlar köylerde okullar yoktu bizim köyde de yokmuş bizim köyün gençleri okumak için Caferli köyüne giderlermiş bizim köyün okulu  …………. yılında açılmış şimdiki köydeki okul binası ise 1969 yılında  yapılıp eğitime açılmıştır.

Bu okuldan önceki okulumuz hacı osmanın evinin arkasındaki tek gözlü bir ev varya işte orası idi

Köyümüzün en meşhur askeri çavuşları şunlardır

1   Abdullah çavuş (kurtuluş savaşına katılmış epey mücadeleler vermiş devlet tarafından kendisine bir istiklal madalyası verilmiştir uzun yıllar yaşadı cankılı köyünde ömrünün son yıllarını da eli titreyerek geçirdi öyle bir hastalığı vardı Allah rahmet eylesin iyi bir adamdı)

2   Hurşit çavuş (bununda çok askerlik hatıralarını dinledik köyümüzün çok meşhur unutulmaz simalarındandır düğünlerde iyi halay çekerdi hatta ömrünün son zamanlarında bile hasta hali ile isteyenleri kıramaz davul zurnayı görünce titreye titreye halayını çekerdi çok iyi bir insandı, Allah rahmet eylesin.)

3   Yusuf çavuş (Yusuf çavuşun kurtuluş savaşı ile alakası yoktur ama köyümüzün Yusuf çavuşudur iş bilenidir çalışkan girişken elinden her iş gelen yardım sever çok iyi bir insandı Allah rahmet eylesin)

4   Rahim çavuş


•   Üçüncüsü demir yolunda işe girip de orada çavuş olanlar bunlar paralı çavuşlar

Köyümüzün en meşhur demir yolu çavuşları şunlardır

1   Sadettin çavuş

2   İsmail çavuş

3   Adem çavuş

4   Kamil çavuş

•   Dördüncüsü maden ocağında çalışarak çavuş olan çavuşlar

Köyümüzün en meşhur maden ocağı çavuşları şunlardır

1   Hayrettin çavuş

2   


Mutlaka hatırlayamadıklarım olmuştur onlardan özür dilerim beni bağışlasınlar lütfen
Sizin bildikleriniz varsa yazın bende buraya ilave edeyim olur mu ?
Logged
armıdın suyu
Newbie
*
Mesaj Sayısı: 20


Üyelik Bilgileri
« Yanıtla #22 : Mart 09, 2010, 03:40:04 ÖS »

Cuma geceleri yahut Cuma günü, ölenlerin ruhları evlerin kapılarına gelirler ve şöyle hitap ederler:
“Ey sevgili oğlum ! Ey sevgili kızım ! Ey kardeşim ! Ey evimde oturanlar ! Türlü türlü nimetler yiyorsunuz. Biz kabirde açız, sususuz, karanlık yerdeyiz. Siz aydınlıkta, biz karanlıktayız. Siz yumşak yataklarda, biz çıplak, topraktayız. Bizi hiç anmıyorsunuz. Bizi unuttunuz. Sizden rica edip, sizlere yalvarıyoruz. Bizim için sadaka ve hayır ediniz. Bizim için dua ve istiğfar ediniz ki, bizlere yiyecek, aydınlık, yatak ve örtü olsun. Bu yaptığınız hayır hasanat, dua ve istiğfar bizim için büyük hediyedir.” Diye ta sabaha kadar yalvarıp yakarırlar.”Bari bunları yapmazsanız, sofranızdan artmış ekmekleri köpeklere ve kedilere bizim ruhumuz için veriniz.. “Bize sevabını bağışlayınız.” Derler. Bu zevatın akrabasından birisi hayır eylese sevinirler.”Allah sizden razı olsun, sizleri de Allah sevindirsin. Siz bizleri unutmadınız. Allah sizi iki cihanda aziz eylesin” deyip giderler. Şu kimseler ki, ölülerini hayır ile yad etmezler, ölülerinin ruhları da öylece beddua ederler. “ Allah’ü Teala sizleri mahrum etsin. Sizin bizi mahrum ettiğiniz gibi.” Deyip boyunları bükük mahzun olarak giderler. Bu haberin sahih olmasına delil olarak bu hadisi şerif-i gösterdiler:
“Adem oğlunun ameli, pazartesi ve perşembe günü Allah’ü Teala’ya arz olunur. Lakin sılayı-rahmi terk edenin ameli hayriyesini Allah kabul etmeyip, red eder. Yapılan hayrın peygamberlere ve babaya, anaya arz olunması Cuma günüdür.”
Ey insan oğlu ! Sonumuz ölümdür. Hayır ile anarsak, hayır ile anılırız. Dünyanın bekası yoktur.Mamurlar harap olsa gerektir. Düzenler bozulur, imaretler, saraylar yıkılır. Sevdiğiniz mallarınız sevmediklerinize kalır. Her gün bir Melek şöyle hitap ediyor, şöyle nida ediyor: “Doğum, ölmek için…….. Binalar yaptın, harap olmak için” Harap olacaktır, sonu ölüm ve harap olmaktır. Verilen nimetler harap olsa gerek. Mutilere sevap, asilere ikab vardır. Akıllı olan kimse, ahiretini yapar. Mümkün olduğu kadar kendini ve ehlini, evladını, etbaını Allah rızasında ve ebedi mülke yetiştirmeye çalışır. Ölüsünü, dirisini Hak’ka yarar amel ile memnun eder.

bütün cankılılara sevgiler...

her nerede yaşıyorsanız...

birbirinizi sevin sayın!
birbiriniz hakkında her zaman iyi şeyler düşünün iyi şeyler  konuşun
her yerde birbirinize destek olun
unutmayın ki dağılmış olsak da kalplerimiz birdir
aynı şeyleri düşünür aynı şeyleri hayal ederiz  hatta rüyalarımız bile aynıdır

armudun suyunu içmek keklik pınarında gezmek kayapınarda mal sulamak mamıklıda yün yıkamak her insana nasip olmaz

biz bunların hatırasıyla yaşıyoruz

herkesi çok seviyoruz...
Logged
Sayfa: 1 [2]
  Yazdır  
 
Gitmek istediğiniz yer:  

MySQL ile Güçlendirildi PHP ile Güçlendirildi Powered by SMF 1.1.5 | SMF © 2006-2008, Simple Machines LLC

XHTML 1.0 Geçerli! CSS Geçerli! webtali magazin haberevden eve nakliye ve evden eve nakliyat